Son dakika: Pınar Gültekin davası kararı istinafa taşınıyor!


Pınar Gültekin kararı istinafa taşınıyor!

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’i (27) boğduktan sonra varile koyup yakan Cemal Metin Avcı’nın (32) ‘canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme’ suçundan yargılandığı davada aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının haksız tahrik indirimi uygulanarak 23 yıla düşürülmesi ve kardeşi Mert Avcı’nın beraat kararlarının istinaf mahkemesine taşınacağını açıkladı.

BAKAN YANIK: İNDİRİM KABUL EDİLEMEZ

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, “Muğla’da Pınar Gültekin’i canavarca katleden sanık hakkında verilen cezaya “ağır tahrik” sebebiyle indirim uygulanmasını kabul etmemiz mümkün değildir.” açıklamasında bulundu.

Bakan Yanık’ın açıklaması şöyle: Muğla’da Pınar Gültekin’i canavarca katleden sanık hakkında verilen cezaya “ağır tahrik” sebebiyle indirim uygulanmasını kabul etmemiz mümkün değildir.

En başından itibaren müdahil olup yakından takip etmekte olduğumuz davada, tasarlayarak ve kasten Pınar Gültekin’i genç yaşında hayattan ve sevdiklerinden koparan bu kişinin, indirim olmaksızın en ağır cezayı alması için kararı bakanlık olarak istinafa götüreceğiz.

Kamu vicdanını ve adalete olan güveni zedeleyici bu karara itiraz etmek, hepimiz için bir vatandaşlık hakkıdır.

AİLENİN AVUKATI DR.EPDÖZDEMİR’DEN AÇIKLAMA

Gültekin Ailesi’nin avukatı Dr. Rezan Epözdemir de, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Pınar Gültekin ile ilgili hukuk garabeti mahiyetindeki bu karara bugün itibarıyla hem katılan vekili olarak, hem de esas hakkındaki mütalaasında tüm sanıkların cezalandırılmasını talep eden Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı istinaf mahkemesi nezdinde itiraz etti.” ifadelerine yer verdi.

Yargılamanın safahatı sırasında reddi hakim talep ettiklerini hatırlatan Epözdemir, “Mahkemenin tarafsızlığına halel geldiğinden bahisle üç defa reddi hakim istedik, tamamı reddedildi, itiraz ettik, itirazlarımız reddedildi.” ifadesini kullandı.

Mahkeme heyetini HSK’ye şikayet ettiklerini de bildiren Epözdemir, şunları kaydetti:

“Mahkeme heyeti hakkında HSK’ye şikayet dilekçesi verdik, hiçbir tasarrufta bulunulmadı. Birçok duruşmada ve nihai olarak da dünkü duruşmada, müvekkiller ve biz mahkemenin adalet dağıtmaktan uzak olduğu, hakkaniyeti tesis edemeyeceği ve tarafsız olmadığını vurguladık ve duruşma tutanaklarına geçirdik. Hukuk devletinin gereği olarak hak arama özgürlüğümüzü sonuna kadar kullanacağız. Hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olan bu kararın kanun yolu aşamalarında düzeleceği ve adaletin tecelli edeceğini umut ediyoruz.”

Muğla’da üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili davada dün, sanık Cemal Metin Avcı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, sanığın cezası uygulanan haksız tahrik indirimiyle 23 yıla düşürülmüştü. Mahkeme, davada yargılanan Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı ve diğer sanıkların beraatine hükmetmişti.

İŞTE SORUŞTURMA VE DAVA SÜRECİ

DHA’nın haberine göre Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin, 16 Temmuz 2020’de kayboldu.

Soruşturma kapsamında 5 gün sonra gözaltına alınan eski sevgilisi Cemal Metin Avcı, çıkan kavgada Gültekin’i boğarak öldürdüğünü, cesedini bağ evindeki varile koyup yaktığını, üzerine de beton döktüğünü itiraf etti. Avcı’nın gösterdiği yerde bulunan varilde, Gültekin’in kısmen yanmış cansız bedenine ulaşıldı. Adliyeye sevk edilen Cemal Metin Avcı, ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme’ suçundan tutuklandı. Avcı’nın kardeşi Mertcan Avcı’nın telefon sinyallerinden ağabeyiyle aynı zamanda bağ evinde olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Mertcan Avcı da tutuklandı.

Mertcan Avcı, 15 Şubat 2021’deki duruşmada, imza atma yükümlülüğü ve yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi. Pınar Gültekin’in Ailesi’nin avukatı, sanık Cemal Metin Avcı’nın annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı eski eşi Eda Karagün ile ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın da ‘delilleri yok etme, gizleme ve değiştirme’ suçunu işlediğini iddia ederek şikayetçi oldu. Muğla Cumhuriyet Savcılığı, 2 Ekim 2020’de şüpheliler hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Karara yapılan itirazın Muğla Sulh Ceza Hakimliği de kesin olarak reddine hükmetti.

Ailenin avukatı Rezan Epözdemir, Muğla Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği kesin kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Başsavcılık, kararı bozup 4 şüpheli hakkında iddianame hazırlanmasına karar verdi. Savcılık tarafından hazırlanan yeni iddianamede, şüpheliler Selim Avcı, Ayten Avcı, Eda Karagün ile Şükrü Gökhan Orhan’ın ‘kasten öldürme’ sonrasındaki zaman diliminde olay mahalline birlikte gidip, suç delillerini yok ederek gizlediklerine dair haklarında yeterli şüphe bulunduğuna kanaat getirilip ayrı ayrı cezalandırılmaları talep edildi.

Davada beraat eden katil zanlısının kardeşi Mertcan ve cezasında indirim uygulanan katil zanlısı Cemal Metin Avcı

Davada beraat eden katil zanlısının kardeşi Mertcan ve cezasında indirim uygulanan katil zanlısı Cemal Metin Avcı

MAHKEME 2 DOSYANIN BİRLEŞTİRİLMESİNE KARAR VERDİ

Davanın 24 Ocak 2022’de görülen 9’uncu duruşmasında savcı, mütalaasını açıkladı. Savcı, Pınar Gültekin’in hayattayken yangına maruz kaldığının oy birliğiyle kabul edildiğini belirterek, Cemal Metin Avcı’nın ‘canavarca hisle öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mertcan Avcı’nın da ‘suç delillerini gizleme ve değiştirme eyleminde bulunması’, Cemal Metin Avcı’nın eski eşi Eda Karagün, iş ortağı Şükrü Gökhan Orhan, annesi Ayten ve babası Selim Avcı’nın da ‘suç delillerini yok etmek ve gizlemek’ suçlarından cezalandırılmasını istedi.

Gültekin Ailesi’nin avukatı Rezan Epözdemir, adli kontrol şartıyla daha önce serbest bırakılan Mertcan Avcı’nın tutuklanması amacıyla bir kez daha savcılığa başvurdu. Mertcan Avcı, 21 Şubat’ta ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirakten tutuklandı.

MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ

Muğla Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Cenk Düzgün tarafından hazırlanan iddianamede, Mertcan Avcı’nın, Pınar Gültekin’in bulunduğu varildeki yangını önleyecek, sonlandıracak ve ağabeyini engelleyecek hiçbir eylemde bulunmadığına yer verilerek, ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.

MAHKEME İDDİANAMEYİ İADE ETTİ

İddianame, Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Mahkeme heyeti, suça doğrudan etki edebilecek nitelikteki delillerin toplanmadan hazırlandığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verdi. Muğla Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Ali Cenk Düzgün, iade kararına itiraz etti. Düzgün, itirazında Mertcan Avcı hakkında yürütülen soruşturmada, mevcut verilerle toplanabilecek tüm delillerin toplandığını, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturacak delil elde edildiğini anlattı.

SAVCILIĞIN İTİRAZI KABUL EDİLDİ

Savcılığın itirazını değerlendiren Muğla 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul etti. Kararda, itirazın kabulünün gerekçesi için “Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı’nda Pınar’ın kesin ölüm sebebi ile zamanının belirlenmesi için mevcut veriler bağlamında mümkün olan tüm tespitler yapılarak iddianamenin düzenlendiği kanaati oluştuğundan, yeniden rapor alınmasının artık mahkemenin takdirinde olduğu, iddianamenin iade kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.

MERTCAN AVCI’YA AVUKATIN İTİRAZIYLA 2’NCİ TAHLİYE

Mertcan Avcı’nın tutukluluğuna avukatı itiraz etti. İtirazı değerlendiren Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Avcı’nın mevcut delil durumu, aynı delil durumuyla sanığın tutuklanma taleplerinin reddedilmesi, kaçma şüphesinin olmaması, adli kontrol tedbirlerine uyması nedeniyle itiraz yolu açık olmak üzere tahliyesine karar verdi.

ANNE HAKKINDA DAVA

Cemal Metin Avcı’ya, 14 Şubat’ta görülen davanın 10’uncu duruşmasında, “Seni öldüreceğim, öldüreceğim köpek. Sen niye orada konuşuyorsun köpek” diye hakarette bulunduğu gerekçesiyle anne Şefika Gültekin hakkında, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, 4 yıl 4 ay hapis istendi. İddianame, mahkeme tarafından kabul edilerek, anne Gültekin hakkında kamu davası açıldı.

Davanın 16 Mayıs’ta görülen 12’nci duruşmasında savcı, esasa ilişkin mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında Cemal Metin Avcı’nın ‘canavarca hisle eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürmek’, kardeşi Mertcan Avcı’nın da ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme suçuna iştirak’ten ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada Eda Karagün, Şükrü Gökhan Orhan, anne Ayten ve baba Selim Avcı’nın da ‘suç delillerini gizlemek ve yok etmek’ suçundan 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Sanıklar, dün 13’üncü kez hakim karşısına çıktı. Muğla 3’üncü ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, 23 aydır tutuklu Avcı’ya önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi ardından haksız tahrik indirimi uygulayıp cezayı 23 yıl hapse düşürdü. Sanığın tutuksuz yargılanan kardeşi Mertcan Avcı, annesi Ayten Avcı, babası Selim Avcı, boşandığı Eda Karagün ve ortağı Şükrü Gökhan Orhan’ın ise beraatine karar verdi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, gündem konusu olan karar hakkında gelişme yaşandı. Başsavcılıkça, Cemal Metin Avcı’nın aldığı 23 yıl cezanın az bulunması ve kardeşi Mertcan Avcı’nın beraat kararlarının istinafa taşınacağı açıklandı.

ACILI BABADAN YENİ AÇIKLAMA

Pınar Gültekin’in öldürülmesiyle ilgili davada sanık Cemal Metin Avcı’nın haksız tahrik indirimiyle 23 yıl ceza almasını yeterli bulmayan baba Sıddık Gültekin de hukuk mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.

Sıddık Gültekin, verilen kararı Mersin’in Erdemli ilçesinde, AA muhabirine değerlendirdi.

Verilen cezanın bu olmaması gerektiğini vurgulayan Gültekin, süreç içerisinde çok zor günler geçirdiklerini dile getirdi.

Gültekin, hukuk mücadelesinin bitmediğini aktararak, şöyle konuştu: “Biz ağırlaştırılmış müebbet beklerken, hepsinin ayrı ayrı cezalandırılmasını beklerken ne yazık ki mahkeme heyeti haksız tahrik indiriminden 23 yıla indirdi. Bu dava kamuoyuna mal olmuştur. Bu davayı kamuoyu vicdanına bırakıyorum, eğer rahatsa benim de rahat. Kızım geri gelmeyecek. İstiyordum ki emsal karar çıksın, caydırıcı olsun. Ben ağırlaştırılmış artı bekliyordum. Artısını da bekliyordum. Ortada hunharca, planlı işlenmiş cinayet var, ama 23 yıl denilince sanki Pınar ilk defa öldürüldü. Adalet istiyorum. Mücadelem bitmedi, devam edecek.”

Acısını kimsenin anlayamayacağını belirten baba Gültekin, evlat acısının çok zor bir şey olduğunu söyledi.

Karar sonrasında itirazda bulunduklarını anlatan Gültekin, “Başsavcı, avukatımız karara itiraz etti. Sonucu hep beraber göreceğiz. İnşallah iyi hakimler çıkar. Dosyayı iyi incelerler, hak neyse yerini bulsun onu istiyorum. Adam idam edilirse benim kızım geri gelmez. Kızımın artık geri gelmeyeceğini biliyorum. Kızımın bir geleceği, hayali vardı. Maalesef hayalini toprağa gömdüler. Keşke kızımın yerinde ben olsaydım, çünkü ben yaşayan bir ölüyüm. Konuşuyorum, geziyorum ama ölüyüm.” diye konuştu.

Kızını çok özlediğini dile getiren Gültekin, her cuma kızının mezarında dua ettiğini söyledi.

ACILI BABADAN YENİ AÇIKLAMA

Pınar Gültekin davasında gündeme gelen istinaf kelimesinin anlamı ‘yeniden başlama, baştan alma’ anlamına geliyor.

Bir anlamıyla da istinaf mahkemeleri ilk derece mahkemeleri ile temyiz merci arasında bulunan ara konumda ikinci mahkemeler olarak kabul ediliyor. Böylece hukuk ve ceza davalarında bazı istisnalar dışında istinaf mahkemelerine başvurmadan temyiz; yani Yargıtay yoluna gidebilmek mümkün olmuyor.

İLK DERECE MAHKEME KARARINI İNCELER

Hukuki açıdan bakıldığında ise bir ‘kanun yolu’ olarak istinaf ilk derece mahkemenin; bir başka deyişle davanın açıldığı mahkemenin verdiği kararı hem davaya konu olan olay açısından hem de hukuki yönden üst dereceli mahkeme tarafından denetlenme işlemi olarak gerçekleşiyor. Bu da ilk derece mahkemenin aldığı kararı inceleyecek olan Bölge Adliye Mahkemesi veya Bölge İdare Mahkemesi’ne karşılık geliyor. İlk derece hukuk ve ceza mahkemeelerinin aldığı kararların istinaf mahkemesi Bölge Adliye Mahkemeleri olur iken idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların isnitaf mahkemesi ise Bölge İdare Mahkemeleri tarafından yapılıyor.

İLK UYGULAMA 2011 YILINDA BAŞLADI

Bir ‘kanun yolu’ olarak istinaf ilk olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 2011 yılında gündeme gelmişse de Bölge Adliye Mahkemelerin açılmasının ertelenmesi üzerine o yıllarda ikinci derecede yargı mercii olarak göreve başlamıştır. Bölge Adliye Mahkemeleri tam anlamıyla 2016 yılında göreve başlamış ve fiili olarak bu kavram hukuk ve ceza yargılamalarına dahil olmuştur.

İSTİNAFA İTİRAZ EDİLEBİLİR Mİ?

Peki istinafın verdiği kararlara hukuki açıdan itiraz mümkün müdür?
İstinaf anlamına gelen Bölge İdare Mahkemeleri, yerel mahkeme kararını esas ve usül açısından inceleyerek hem olay denetimi hem de hukuki denetimi yapar. Mahkemeler inceleme sonucunda istinaf başvuruunu ‘esastan red’ edeceği gibi ‘düzelterek esastan red’ kararı verdiğinde, ‘temyiz edilmeyecek kararlar’ arasında yer alıyorsa bu karar kesin niteliğindededir. Dolayısıyla kesinleşmiş istinaf mahkemesi kararına karşı, Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığı kararı veren istinaf ceza mahkemesine itiraz başvurusu yapabilir.

İstinaf Ceza Dairesi, savcılığın itiraz başvurusunu reddederse dosyayı itirazı incelemek üzere ceza daireleri başkanlar kuruluna gönderir. Kurula gönderilen itiraz hakkında, kararına itiraz edilen dairenin başkanı veya görevlendireceği üye tarafından kurula sunulmak üzere bir rapor hazırlanır. Kurul yapacağı inceleme neticesinde itirazı yerinde görürse talebin kabulüne karar verir. Kurulun itirazın kabulüne ilişkin kararları, gereği için dairesine gönderilir. Kurulun verdiği kararlar kesindir. Dörtten fazla ceza dairesi olan bölge adliye mahkemelerinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından daire başkanları arasından belirlenen ve dört üyeden oluşan başkanlar kurulu bu incelemeyi yapar.

*Haberin görselleri DHA tarafından servis edilmiştir


smm panel cheapest smm panel epin spotify panel